35 yaşına girmiş her insanın hayatında keşke dediği şeyleri biliyoruz. Çünkü biz de 35 yaşımızı devirdik ve bu hayattaki ikinci şansımızı yaratmak için içsel bir motivasyon duyuyoruz. Bu yolculuğa çıkmak isteyen ancak ne yapacağını bilmeyen veya bu kararı vermiş ancak nereden başlayacağını bilmeyen herkesin yaşamında yemek yemenin ne kadar önemli bir yer tutabileceğini biliyoruz.

Yaşamımızda yeni bir sayfa açmak istediğimiz zaman daha bilinçli ve disiplinli olarak çalışmak için işe ilk olarak beslenme alışkanlıklarımızdan başlıyoruz. Yediğimiz ve içtiğimiz her şey, bizim psikolojimiz ve sağlığımız üzerinde en etkin iki unsurdur. Özellikle şekerin ve beyaz ununun bizlere anlık doyum verse de bizler daha fazla duygusallaştırdığını ve dirayetimizi azalttığını belirtmeliyiz.

Stevia ile hazılanmış kurabiyeler.

Özellikle 35+ yaşlarımızda damak tadımızın ne kadar çok geliştiğini göz önünde bulundurursak bizi güçlendirecek şekilde  beslenmenin önemini artıyor. Yaşamın bu kakafonisi ve stresli süreçleri içinde ilk kurtarıcımızın genellikle tatlı ve unlu ürünler oluyor. Kısır ve mercimek köftesi kaçamakları bunların yanında daha masum kalıyor :-))

Bu dönüşüm döneminde,  hem damak tadımıza hitap edecek hem de bilincimizi kapatan, dirayetimizi azaltan şekere alternatif, alışık olduğumuz damak tadına hitap edecekyeni tatlıları paylaşacağız. Şekersiz tatlılarımızı gönül rahatlığı ile yiyen kişilerle yaptığımız röportajlarımızı, bu konuda bilinçlenmemizi sağlayan yazılarımızı bu sayfadan paylaşacağız.